Yazar - admin

İslami İlimler Projesi

Vakfımızın ana çalışma konularından birisi olan ilim gayesine yönelik olarak; İslami ilimler alanında, modern ve klasik eğitim sistemlerinin dikkate alındığı örnek bir öğretim modelinin hazırlanması için çalışmalara başlanmıştır.  Bu çalışma, çeşitli ülkelerden ilim adamları ile bir proje olarak hazırlanmaktadır. Bu kapsamda tarihte ve günümüzdeki önde gelen öğretim kurumları başta olmak üzere mevcut öğretim sistemlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi yapılmış olup  bu öğretim modeli ile dinin öğretilmesi noktasındaki mevcut zaafların giderilmesi hedeflenmiştir. Bu proje ile hem müstesna ilim mirasını hakkıyla anlamak hem [...]

Daha fazla oku...

Hicri Takvim

Takvim, zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metodudur. İnsanlar zamanı ölçerken, ölçü aracı olarak güneşi ve ayı kullanmışlardır. Güneşi kullananlar, dünyanın güneş etrafındaki bir tam dönüşünü esas almışlardır. Bu 365 gün 6 saattir. Bu şekilde oluşturulan takvimlere ”güneş takvimi” denilmektedir. Takvim hesabında ayı kullananlar ise ayın dünya etrafında 12 kez dönmesini, 12 x 29.5 = 354 günü esas almışlardır. Bu şekilde oluşturulan takvimlere ise “ay takvimi” denilmektedir. Her toplum kendi takvimini oluştururken, kendileri için önemli saydıkları bir günü başlangıç olarak almışlardır. Romalılar, Roma’nın kuruluşunu, [...]

Daha fazla oku...

Şeyh Murad Efendi Tekkesi

ŞEYH MUHAMMED MURAD-I BUHÂRÎ VE TEKKESİ* GİRİŞ Eyüp Sultan Semtinin Nişanca adındaki mahallinde bulunur Şeyh Murad Tekkesi, nâm-ı diğer Murad-ı Buhârî Tekkesi… İstanbul’un bu semti Peygamber Efendimiz (sas) tarafından müjdelenen fethiyle beraber dini yapıların, özellikle de tekkelerin iç içe yaşadığı bir yer olmuştur. Şeyh Murad Tekkesi ise her meşrepten insana kapılarını açık tutmuş, geniş bir tefekkür sistemine sahiptir. Hilmi Şenalp Lâle Dergisi’ndeki yazısında Türkeli’ne ilk defa gelen üç bisikletten birisinin dergâha alındığını, Şeyh Hafız Feyzullah Efendi zamanında şeyh tayin eden “meşihat makamı” [...]

Daha fazla oku...

Şeyh Murad Efendi Tekkesi Restorasyonu Tamamlanıyor…

Şeyh Murad Efendi Tekkesi restorasyon çalışmalarında Tekke kısmında bulunan tarihi yapıların zemininin çeşitli sebeplerle hareket etmesi sebebiyle çatlak ve yarıkların izale edilmesine yönelik askılama ve dışarıdan fore kazıklarla zeminin güçlendirilmesi yapılıp tamamlandı. Bu güçlendirme çalışması aşağıdaki resimde de görüldüğü üzere tekkenin mescidinin alt tarafına kazıklar çakılıp, üzerine mescidin alt iki duvarına çelik konstrüksiyon ile takviyeler yapılması şeklinde uygulandı. Resim: Güçlendirme çalışması kapsamında yapılan uygulamanın üç boyutlu şeması. Fakat bu yapılan çalışma da zemindeki hareketliliğin çok fazla olması sebebiyle yeterli olmadığından tekke [...]

Daha fazla oku...

Öz Kültürümüz ve İlim

Öz kültürümüzde âlimin, talebenin, mektebin, hocanın, öğretme ve öğrenme fiilinin müstesna bir değeri ve itibarı vardı. Hoca, babadan daha üstün tutulur; dövse, vurduğu yerde gül biter; âlime hükümdarlar bile hürmet gösterir, boyun eğerdi; çünkü en yüksek rütbe ilim rütbesiydi. İnancımız şöyle idi: Talebe cennet yolundadır; ilme çalışmak ibadettir; ders vermek ve almak cihat seviyesinde sevaptır; ilmî tefekkür ve taallüm gündüz oruca, gece namaza bedeldir; öğretilen bilgi öğretenin sadakasıdır; ilmin ehline öğretilmesi Hakk’a kurbiyet, ehlinden esirgenmesi o istekliye zulüm sayılmıştır. İlim öğrenmeye [...]

Daha fazla oku...

Milli Kültür

Kültür, bir milletin en mühim, en aziz, en yüce varlığıdır; canı ve ruhudur; varlığının devam şartı ve tüm atılımları için ana kaynağıdır. Onun için bu konuya devlet ve milletçe, toplu ve ferdî olarak en büyük ihtimamı göstermemiz, en büyük gayret ve masrafı sarf etmemiz gerekiyor. Engin tarihimizin şu içinde bulunduğumuz son devresinde, kültür konusunda maalesef çok yanlış ve çok vahim politikalar uygulanmıştır. Binlerce yıllık akışın tersine, benliğimizi inkâr ederek, bizi yücelten son derece değerli unsurları tahrip ve terk ederek, bize [...]

Daha fazla oku...

Ülkemizde İslâm Kültür ve Medeniyetini Koruma ve Geliştirme Çareleri

Bizi kuşatan esrarlı kâinâtı, şu muhteşem güzellik, düzen ve mükemmellikte yaratan yüce Allah’ın, bizim üzerimizde sayılamayacak kadar çok lütufları ve nimetleri vardır; O’na sonsuz hamd ü senâlar olsun! Hiç şüphesiz Allah’ın bize en büyük lütfu, en şümullü nimeti İslâm dinidir. Çünkü mahzun ve şaşkın beşeriyet ancak onunla sağlıklı, dirlikli, düzenli, huzurlu ve mutlu olabilir; âhiret hayatının ebedî saadeti de ancak onunla kazanılabilir. O halde mâneviyat, iman ve İslâm insanlık için tüm diğer maddî ve dünyevî konulardan daha önce gelir ve çok [...]

Daha fazla oku...

İslâm ve Edebiyat

Mensubiyetiyle iftihar ettiğimiz İslâm dini, hayatın her sahasına ve faaliyetine iman gözüyle bakmış ve inancın asil havasını getirmiştir. Mesela: İslâm’da selamlaşma basit bir el veya baş hareketi değil, derin anlamlı bir temennidir: “Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun; Allah, dünya ve âhirette sizi selamette kılsın, lütfuna erdirsin, selamet yurdu olan cennete soksun.” demektir. Aramızda kullanageldiğimiz vedalaşma sözümüz, “Allah’a ısmarladık”: “Sizi Allah’ın lütuf ve himayesine tevdi ve havale ediyoruz, O sizi her türlü afet ve musibetten koruyup kollasın.” mânasına gelmektedir. [...]

Daha fazla oku...

İlmin Önemi

Sözlerin en güzeli olan; Habîbullah, Muhammed Mustafa, serverimiz, Efendimiz, Peygamberimiz’in hadîs-i şerîflerini okuyarak zamanımızı sevaplı, ecirli, Allahu Teâlâ hazretlerinin rızasına uygun geçirmek niyetiyle birkaç hadîs-i şerîfi size nakletmek istiyorum. Mâ min sadakatin yetesaddaku bihâ raculün alâ ahîhi efdale min ilmin yuallimuhû iyyâhu.1 Mü’minler, Allah’ın rızasını kazanmak için fedakârlık yaparlar. Mâlî fedakârlık yapar, bedenî fedakârlık yapar, çalışır. Mâlî fedakârlık; zekât olur, sadaka olur. Bedenî fedakârlık; hizmet olur, icabında canını vermek olur, şehit olmak olur, gazi olmak olur. Bu hadîs-i şerîfte Peygamber (sav) Efendimiz “sadaka” kavramını geniş anlamamız gerektiğini gösteriyor. [...]

Daha fazla oku...