İlim

Öz Kültürümüz ve İlim

Öz kültürümüzde âlimin, talebenin, mektebin, hocanın, öğretme ve öğrenme fiilinin müstesna bir değeri ve itibarı vardı. Hoca, babadan daha üstün tutulur; dövse, vurduğu yerde gül biter; âlime hükümdarlar bile hürmet gösterir, boyun eğerdi; çünkü en yüksek rütbe ilim rütbesiydi. İnancımız şöyle idi: Talebe cennet yolundadır; ilme çalışmak ibadettir; ders vermek ve almak cihat seviyesinde sevaptır; ilmî tefekkür ve taallüm gündüz oruca, gece namaza bedeldir; öğretilen bilgi öğretenin sadakasıdır; ilmin ehline öğretilmesi Hakk’a kurbiyet, ehlinden esirgenmesi o istekliye zulüm sayılmıştır. İlim öğrenmeye [...]

Daha fazla oku...

İlmin Önemi

Sözlerin en güzeli olan; Habîbullah, Muhammed Mustafa, serverimiz, Efendimiz, Peygamberimiz’in hadîs-i şerîflerini okuyarak zamanımızı sevaplı, ecirli, Allahu Teâlâ hazretlerinin rızasına uygun geçirmek niyetiyle birkaç hadîs-i şerîfi size nakletmek istiyorum. Mâ min sadakatin yetesaddaku bihâ raculün alâ ahîhi efdale min ilmin yuallimuhû iyyâhu.1 Mü’minler, Allah’ın rızasını kazanmak için fedakârlık yaparlar. Mâlî fedakârlık yapar, bedenî fedakârlık yapar, çalışır. Mâlî fedakârlık; zekât olur, sadaka olur. Bedenî fedakârlık; hizmet olur, icabında canını vermek olur, şehit olmak olur, gazi olmak olur. Bu hadîs-i şerîfte Peygamber (sav) Efendimiz “sadaka” kavramını geniş anlamamız gerektiğini gösteriyor. [...]

Daha fazla oku...