Kuvvetin en sağlam temeli, en güçlü kaynağı, en mükemmel araç ve aleti ilimdir; çünkü her müşkül onunla çözülür, her derde deva, her hastalığa şifa ondadır. İlme yönelmek ve en büyük yatırımları ilim sahasında yapmak akl-ı selîmin ve modern asrın gereğidir. Maddî ve mânevî, teknik ve kültürel, her sahadaki başarı ilim sayesindedir; her çeşit savaşta ilim yardımıyla zafere ulaşılabilir. Âhiret saadeti bile ilimle kazanılır. Onun için biz müslümanlara cahil kalmak hiç yakışmaz ve bize cahillik yaramaz. Dünyayı istediğimiz zaman da ilme yapışmalıyız. Genel bir kaide olarak dinimizde ilim öğrenmek, vakti, amele, ibadete sarf etmekten daha faziletlidir.

Öz Kültürümüz ve İlim

Öz kültürümüzde âlimin, talebenin, mektebin, hocanın, öğretme ve öğrenme fiilinin müstesna bir değeri ve itibarı vardı. Hoca, babadan daha üstün tutulur; dövse, vurduğu yerde gül biter; âlime hükümdarlar bile hürmet gösterir, boyun eğerdi; çünkü en yüksek rütbe ilim rütbesiydi. İnancımız şöyle idi: Talebe cennet yolundadır; ilme çalışmak ibadettir; ders vermek ve almak cihat seviyesinde sevaptır; […]

İlmin Önemi

Sözlerin en güzeli olan; Habîbullah, Muhammed Mustafa, serverimiz, Efendimiz, Peygamberimiz’in hadîs-i şerîflerini okuyarak zamanımızı sevaplı, ecirli, Allahu Teâlâ hazretlerinin rızasına uygun geçirmek niyetiyle birkaç hadîs-i şerîfi size nakletmek istiyorum. Mâ min sadakatin yetesaddaku bihâ raculün alâ ahîhi efdale min ilmin yuallimuhû iyyâhu.1 Mü’minler, Allah’ın rızasını kazanmak için fedakârlık yaparlar. Mâlî fedakârlık yapar, bedenî fedakârlık yapar, çalışır. Mâlî fedakârlık; zekât […]